Yeni Kayıt         Şifremi Unuttum!
Haberler Spor Güncel Ekonomi Politika Gazete - Anasayfa
 
Yazı Boyutu : 12 punto14 punto16 punto18 punto

Ölüm benim şiirimin nefis tezkiyesidir

Ölüm benim şiirimin nefis tezkiyesidir 19 Ocak 2012 05:01
Hüseyin Akın, Ömrümün Kısa Günü adlı yeni kitabında ölümü ana tema olarak belirlediği 24 şiirini okura sunuyor. Şair "Hayatla didişen ama aynı zamanda bağdaşan bir ö...




Şair Hüseyin Akın, sekiz yıl aradan sonra bir şiir kitabı yayınladı. Profil Yayınları arasından çıkan Ömrümün Kısa Günü adlı kitabın temel vurgusu ölüm. 24 şiirin yer aldığı kitap, bir günü ve bu günün içindeki ölümün ağırlığını hissettirmeyi hedefliyor.


Edebiyata ait birçok türde eserler verdiniz; fakat biz sizi şair olarak biliyoruz. Sekiz yıldır şiir kitabı yayınlamadınız, bu bir kaçış mı?


Elbette kaçış değil. Hem şiirden nereye kadar kaçabilirsiniz ki. Sekiz yıl içinde başta deneme ve hikâye olmak üzere birçok türde eserler verdiğim doğrudur. Bunlardan üçü deneme üçü inceleme biri hikâye ve biri hatıra nitelikli kitaplardan oluşuyor. Nasıl şiirin bir oluşum süreci varsa şiir kitabının da aynı şekilde bir oluşum süreci vardır. Kitaplar bazen bir bütünlüğe ulaşmak için yazılacak yeni şiirlerini bekler. Ömrümün Kısa Günü kitabında yer alan şiirler de bu anlamda bir cümleyi tamamlayan kelimeler gibi bir demlenme süreci yaşadılar. Bir önceki şiir kitabıyla bir sonraki arasında belli bir süre geçmesini şairin tekrara düşmemesi açısından önemli görüyorum. Her kitap aynı zamanda şairin kişisel tarihini de ortaya koyar. Saatimi sekiz yıllık sürece kurmasam da benim bu zamana denk düşen tarihim budur diyebilirim. Şiir zamana karşı dayatma ve ihtirasla yazılmaz. Hırsla yazılan şiir yazılma amacına ihanet eden şiirdir. Siz buna mürai şiir de diyebilirsiniz. Söz konusu olan şey şiirse eğer plan ve proje gibi kelimelerden oldum olası uzak dururum. Şiir bir kitap olmak üzere kendi kaderini kendisi seçip kendi istikbalini yine kendisi tayin eder.


Ölüm temasında bu kez daha bir derine iniyorsunuz sanki? Ne dersiniz?


Aslında ne kadar başka şeylerden konuşsak ya da başka şeyleri yazıyor gibi görünsek de bütün mevzular dönüp dolaşıp "ölüm"de buluşuyor. Sanatın ve edebiyatın var oluş gayesi de bu fanilik duygusu ile baş edebilme gayretidir aslında. Kimi zaman sessiz bir ağlayış, kimi zaman çığlık, bazen de dokunsan ağlayacak hale gelme durumu dizelere sirayet ediyor. Ölümü bir başlık altında yazmak onu yatağından ayırıp, dalından koparmak gibidir. Bu yüzden hayatla didişen ama aynı zamanda bağdaşan bir ölüme karşılık gelen dizeler yazıyorum. Yani ben ölümden söz açmıyorum, ölümün açtığı konuya dâhil oluyorum sadece. Ölümün açtığı konuyu kapatmak yerine ona iştirak etmekle şiirimi kontrol altına alıyorum. Ölüm benim şiirimin nefis tezkiyesidir.


Şiirleriniz iki bölümden oluşuyor: "Yoklama Kaçağı" ve "Arka Bahçe" İkisinde de form farklı. Bu bilinçli bir tercih mi?


"Yoklama Kaçağı" bölümünde yer alan şiirler beşlik dizelerden oluşuyor. "Arka Bahçe"de ise uzun soluklu şiirler yer alıyor. Birinci bölüm heceye dayalı ve geleneğe yaslı duruyor. İkinci bölümde epik havası hakim. Her iki bölümün de şekil olarak birbirinden farklı olması organize bir şey değil. O zamanın getirdiği halet-i ruhiyenin (şiir halinin) doğurduğu bir şey. İçimdeki soluğa ancak öyle bir form eşlik edebildiği için farklı iki bölüm şiirleri doğdu.


Kitabınıza neden "Ömrümün Kısa Günü" ismini seçtiniz?


Kitapta toplam 24 şiir var. Bu, günün 24 saatini imliyor. Ölümün hayatın ortasına oturan ağırlığı karşısında her isim naif kalacaktı, böyle düşündüm, daha bilekleri ince bir isim olsun istedim. Bu ifade "N'oldum delisi" başlıklı şiirimde geçiyor. İbrahim Tenekeci'nin de yakıştırmasıyla bu isimde karar kıldık. Yaşadıklarımızın hülasası ancak böyle anlatılabilir diye düşündüm. Şiir böyle düşünmemizde her zaman yardımcı bir unsurdur. Mesafelerin hiç de sandığımız kadar uzun olmadığını bize hatırlatır.



Hayat yüz vermiyor


Bu kitapla birlikte "Her şeyi söyledim içim rahat" diyebiliyor musunuz?


Her şeyi söyleyebildiğimi sanmıyorum. Ayrıca her şeyi söylemiş olsam bile bu durumda içimin rahat olması çok zor. Tam aksine bende söyledikçe acıları çoğalan, yarası kanayan bir taraf var. Söyleyebildiklerime bakınca söyleyemediklerimin kaygısını güdüyorum. Bütün şiirler gibi bütün kitaplar da tek bir şiire ulaşma arzusu taşır. Bu arzu hayatımızın o bütüncül tek şiirini yazabilme arzusudur. Şairin hayatı nasıl şiire dâhilse yazdıkları da hayata dahildir. Eğer bir gün rastlarsam hayata bir çift sözüm olacak diyordum. Ona yeni bir yol ağzında rastladım ve yüzüne karşı kitapta yer alan bu sözleri söyledim. Hayat sözlerimden alınmış olmalı ki uzun süredir bana yüz vermiyor.



YAYIN TARİHİ: 19.01.2012

Bu haber 374 defa okundu.
<< Önceki || Sonraki >>




Yorum Ekle
Başlık:
Metin:
*Üye girişi yapılmadığından yorumlarınız "Misafir" rumuzu ile yayınlanır. Ücretsiz Üyelik için tıklayınız.
Tavsiye Et
Sayin okucuyumuz bu haberi istediğiniz kişiye gönderebilirsiniz.
*Kime:
*Kimden:
*Kisa Mesaj :
 
* İlgili yerleri boş bırakmayınız!
Yorum Yap
Tavsiye Et
Yazdır
Kaydet
Yorumlar ( 0 / 0 )
Diğer Kültür - Sanat Haberleri :
<<
>>
Okunan:
Hafta / Bu Ay / Yıl
Anket
Dünden Kalanlar
Faydalı Siteler
» Sitene Ekle  » Anasayfa Yap  » Sık Kullanılanlar  » RSS  » Site Haritası
© 2008-2012 Tüm haklari saklidir. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayinlanamaz.