alimuratg@yahoo.com
- "Çektiğim bir film sinemalarda gösterime girdikten sonra, onunla sevgi ve nefret arasında gidip gelen hastalıklı bir ilişkim oluyor. Seviyorum; çünkü sağ salim bitmiş bir iş... Nefret ediyorum; çünkü her izlediğimde mutlaka orasında burasında düzeltilecek bir kusur buluyorum!"
* * *
- Hayatımda ilk ve son kez, Oscar'ı kazandığım gecenin ertesi günü psikiyatriste gittim. Kendimi müthiş mutsuz hissediyordum. Çünkü, o heykelciği hak etmediğim düşüncesi beni törenden beri yiyip bitiriyordu. Fakat, görüştüğüm sinema tutkunu psikiyatrist, 'Dalga mı geçiyorsun William? Filmi ben de izledim, açık ara farkla 1971'in en iyi gösterisiydi' diyerek hiddetlenince biraz olsun sakinleşmeyi başardım." (1972 yılı ilkbaharında "Kanunun Kuvveti" / "The French Connection" adlı polisiye başyapıtıyla en iyi yönetmen Oscar'ını almıştı)
* * *
- "1977'de 'Büyücü'de (Sorcerer) Steve McQueen ile çalışma fırsatımız doğmuştu. Fakat, adam o sıralarda aktrist Ali Mac Graw'e sırılsıklam âşıktı ve ABD dışında bir sete giderek sevgilisinden uzak kalmak istemediğinden bu iş yattı. Ben de kendisini sonradan Roy Scheider ile değiştirdim. O günden beri de bu kararıma yanarım. Keşke setimizi ülke içine alsaydım da onunla bir kez olsun başrolde çalışabilseydim. McQueen'i gün ışığında canlı canlı gördüğümden beri, bana dünyadaki en güzel çekim mekânı bile vızırtı geliyor. Adamın yüzü tek kelimeyle yakın plan sinema için yaratılmıştı."
* * *
- "Setteyken kendimi yalnızca ekibin bir üyesi olarak görürüm. Diğerlerinden tek üstünlüğüm, ekibin en yüksek ücret alan üyesi olmamdır."
* * *
- "Bir oyuncuda aradığım en önemli özellik zekâdır. Sektördeki pozisyonu, kıdemi ve bana gelene kadar piyasada neler yaptığı beni hiç ilgilendirmez. Eğer ki oyuncuda zekâ varsa, fizyolojik olarak da kafamdaki karaktere oturuyorsa, o kişi benim yönetme biçimime tâbi olarak zaten rolünün hakkını verecektir. O yüzden, genç yönetmenler meşhur oyuncu aramakla zaman kaybetmesinler, zeki ve yetenekli kişilerin içindeki cevheri ortaya çıkartarak onları ilk siz meşhur etmelisiniz. Gerçek yönetmenlik budur."
* * *
- "Günümüzün filmlerinde ruh yok. Bunlar tamamen görselliğe dayalı işler; son derece küçük hikâyelerin, sığ diyalogların çevresinde dolanıp duruyorlar. İnsanlar sinemaya giriyor, perdede iki saat boyunca gözleri açısından afyon işlevi gören bir dizi parlak resim izliyor, sonra da kalplerinde en küçük bir kıpırtı bile olmaksızın salonu terk ediyorlar. Bu yalnızca gerçeklerden bir kaçış ve ben de böyle bir sinemaya çok uzağım."
WILLIAM FRIEDKIN (29 Ağustos 1935 / Chicago, Illinois-ABD)
Amerikan sinemasının 1970'lerdeki en dikkat çekici polisiye ve korku-gerilim yönetmenlerinden... O tarihlere kadar her kamera hareketini çok ince hesaplar eşliğinde gerçekleştiren Hollywood'a "olay anında yapılmış gerçek çekim" duygusu uyandıran sarsıntılı omuz kamerası kullanımlarını, muazzam otomobil kovalamaca sahnelerini ve doğaçlama sokak oyunculuğunu kazandırdı. Tabiî, bir de sinema tarihinin gelmiş geçmiş en korkutucu korku filmini...
"Kanunun Kuvveti" (The French Connection, 1971), "Şeytan" (The Exorcist, 1973), "Büyücü" (Sorcerer, 1977), "Devriye" (Cruising, 1980), "Los Angeles'ta Yaşamak ve Ölmek" (To Live and Die in L.A., 1985), "Çocuk Bakıcısı" (The Guardian, 1990), "Katil Joe" (Killer Joe, 2011)
YAYIN TARİHİ: 04.02.2012
Bu haber 19 defa okundu.
<< Önceki || Sonraki >>