Lehman krizi olarak anılan 2008 dünya ekonomik krizinde bütün ülkelerin ABD kaynaklı finansal sorunlardan etkilendiğini belirten Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı, AB krizinde ise en zayıf ülkelerin tehlikede olduğunu vurguladı. Başçı, enflasyon raporunun açıklandığı toplantıda 2011'in yüzde 10,5'a yakın bir enflasyonla tamamlandığını belirterek bu yıl için yüzde 5'e düşmenin mümkün olduğunu söyledi. AB borç krizinin bunda belirleyici olacağını savunan Başçı şöyle devam etti: "Gelişmekte olan ülkeler bu krizde ayrışacak. Yani Lehman krizinde olmayan şey bu defa olacak diye bir yaklaşım var. Çünkü bu defa kriz seçici olarak vuruyor. En zayıf ülkeyi vuruyor. Büyüme açısından da öyle, diğer göstergeler, kredi riski açısından da öyle."
TÜRKİYE İÇİN SORUN YOK
Gelişmekte olan ülkelerde kamu maliyesi açısından sorun olmadığını anımsatan Başçı, "Bazı ülkelerde bütçe açıkları yüksek ama bunların sayısı çok az. Türkiye, bütçe disiplini, mali disiplin iyi olan ülkelerden birisi. Ona ilaveten bankacılık sektörleri de bu ülkelerde iyi" dedi. Bu ülkelerde ciddi bir kredi açlığı bulunduğunu da hatırlatan Başçı, "O yüzden Avrupa'nın kendi içinde seçici olarak etkilediğini gördüğümüz bu kriz, gelişmekte olan ve gelişmiş ülkeleri de gene ülke bazında ayrıştırarak farklı sonuçlara yol açabilir. Öyle bir durumda toplam yatırım pastası içinde gelişmekte olan ülkelerin payında bir artış gözlenebilir" dedi.
Bu yılki önceliğimiz enflasyon
2012 yılında önceliği enflasyondaki düşüşe verdiklerini belirten Başçı, "Çünkü dış denge ile ilgili alınan tedbirler etki göstermeye başladı. O etki zaman içinde aylar geçtikçe daha fazla görülecek. O nedenle enflasyonun daha hızlı düşmesi olumlu karşılanır. Aktif bir politika çabasıyla değil de kendiliğinden değerlenme sonucunda enflasyon daha hızlı düşerse ve 2012 sonunda hedefe daha yakın olursak biz bunu tercih ederiz" diye konuştu. Başçı, finansal istikrarı da yine her zaman arka planda gözetmeye devam edeceklerini vurguladı. İstisnai durumlarda ek parasal sıkılaştırma uyguladıklarını dile getiren Başçı, ek parasal sıkılaştırma içerisinde döviz satımları düzenlediklerini, Türk Lirası'na değer kazandıracak bir döviz müdahalesi yapmak düşünülüyorsa, bunun sterilize edilmemiş bir müdahale olması gerektiğini anlattı.
Karşılıksız para kriz çıkarır
Başçı, Sermaye Piyasası Kurulu'nun (SPK) kuruluşunun 30. yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen konferansta, 2008-2009 yıllarındaki ağır finansal krizde karşı karşıya olunan problemin aşırı borçlanma problemi olduğunu, son 7-8 yılda borç kontratlarında inanılmaz hızlı artış gözlendiğini ve bunun bir kısmının konut piyasasıyla ilgili olduğunu belirtti. Başçı, şöyle de-
vam etti: "Merkez Bankaları karşılıksız para basarsa enflasyon olur, kriz olur. O yüzden de çok büyük kitlelerin paraları bankalarda kaybolmasın diye devletler devreye girip bankaları kurtarıyorlar. 'Ben kurtarmayacağım' dese bile kurtarıyorlar, kurtarmak zorundalar. Mutlaka siyasi irade devreye giriyor ve vergi ödeyenlerin sırtından bankalar kurtarılıyor."
Kur düşüşü hızlandırır
Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı, döviz kurlarının daha hızlı şekilde enflasyonu etkileyen bir unsur olduğunu belirterek, "O yüzden o anlamda enflasyonu düşürücü yönde katkı gelebilir. Yıl sonuna kadar Türk Lirası'nda önemli değer kazancı gözlendi. Onun katkısı olacak. Bu ay olmazsa gelecek aydan itibaren bunun kademeli şekilde faydasını enflasyon üzerinde göreceğiz" dedi.
YAYIN TARİHİ: 01.02.2012
Bu haber 34 defa okundu.
<< Önceki || Sonraki >>